Beyindeki sinir hücreleri aşırı hareketlendiğinde , kontrolsüz , gelişigüzel gibi görünen sinyaller verir. Bu sinyallerin sonucunda garip duygular hissedilebilir , farklı  hareketlerde bulunulabilir; hatta psişik anomaliler ortaya çıkabilir. Bu gibi olaylara genelde nöbet denir. Yetişkinlerin yüzde ikisi , ölmeden önce hayatlarında en az bir kere nöbet geçirir. Genelde , bu nöbetten sonra başka bir nöbette olmaz zaten .  Ancak , bazı insanlar ömür boyu sürekli nöbet geçirip yaşamaya devam eder. Bu rahatsızlık tarih boyunca bir sürü farklı isimle anılmıştır; Akıl hastalığı , dile getirilemez bir acı , iblisin işkencesi , hatta Tanrı'nın gazabı. Günümüzde ise biz buna  Epilepsi diyoruz.
 
 Bazen doktorlar epileptik nöbetlerin  nedenlerini bulabilirler. Genelde bunların nedeni beyindeki mikroskobik yaralar veya tümörlerdir yada genetik nedenleri vardır. Ancak dünyadaki epilepsi hastalarının yüzde yetmiş beşine ( Amerika' da 1.9 milyon kişide epilepsi hastası olan insan vardır) durumlarının idiopatik olduğu söylenir. İdiopatik sözcüğünün kökeni eski Yunancadır. İdio , garip , bir kişiye yada özgü , ayrı, farklı  anlamına gelir, Path ise   'duygu'  veya  'acı' anlamına gelir ki , bunun çağdaş tıptaki geniş tanımı  'nedeni bilinmeyen bir hastalıkla ilgili veya bunun bir sonucu olarak ortaya çıkandır.
 
 Yani başka bir deyişle , tıp her ne kadar son bir kaç yüzyıldır ilerlediyse de , doktorlar hala insanların neden epileptik nöbetler geçirdiklerini bilemiyor. fakat bu konuda  doktorlarımızın çeşitli tavsiyeleri var. doktorlarımızın Tavsiyelerine uyduğumuz sürece ve ilaçlarımızı zamanın da kullandığımız sürece nöbet geçirme en az inecektir hatta bir bakacaksınız ki bir kaç yıl sonra tamamen iyileşmiş olabilirsiniz  , ben iyileştim diyerek de doktorunuzu ihmal etmeyin , zamanında benim yaptığım hatayı yapmayın her 6 ay da bir kontrollerinizi mutlaka ama mutlaka yaptırın.