Yaşlılık

Yaşlılığı engel görürseniz , beliniz bükülür: hafızası zayıflamış; kasları erimiş, iki büklüm yürümeye mahkum insanlardan olduğunuzu düşünürsünüz.  Moraliniz bozulur;  köşenize çekilirsiniz; karamsarlığa kapılırsınız , gücünüz gittikçe tükenir ve çevrenizin maddi ve manevi sorunu haline gelirsiniz.  Oysa yaşlılık yaşlılık fırsata dönüşürse size güç kazandırır.

* Yaşlılar, gençler gibi duygularının esaretinde kavgalara, saygısızlıklara dalarak vicdanlarını ömür boyu mahkum edecek yanlışlar yapmazlar.
* Yıllar içinde biriktirdikleri tecrübeleri sayesinde daha az hata yaparlar. Genelleme yapmıyorum ama bazı  gençler çoğu zaman kötü örnek olurlar. Oysa yaşlılar daha farklı düşünerek ve tecrübelerinden’de etkisiyle  daha az hata yaparlar.
* Hayat boyunca çektikleri zorluklar sayesinde manevi dirençleri artmıştır. Zorluk karşısında kolay yenilmezler. Yaşlılık bedeni zayıflatır. Ama duygusal ve düşünsel derinliği ve evrenin manevi güzelliklerini algılama becerisini geliştirir.
* Evrensel kader olan yaşlılık, kimseye özel bir dezavantaj sunmaz. İnsan, dünyanın faniliğini ve sonsuzluk yolcusu olduğunu yaşlılıkta daha iyi anlar ve böylece onurlu  ve yüksek bir sonsuzluğa hazırlanır. Yaşlılığını yaşamadan ölen pek çok gencin durumuna göre , sonsuzluğu kazanma fırsatları daha fazladır.
* Gençlik ve dinçlikte ölüm çok acı vericidir. Oysa yaşlılıkla birlikte insan bedensel ve ruhsal olarak dünya hayatından yorulur;  öyle bir zaman gelir ki  insan ebedi hayata göçmeye istekli ve razı hale gelir.  Mutlaka sizlerde duymuşsunuzdur  çok yaşlı olan dedelerimiz şöyle der ; Artık benim zamanım geldi derler,  Kendi dedemden biliyorum  dedem,  çok yaşlıydı ve son  dönemlerinde devamlı hastaydı ve günlerini yatakta geçiriyordu  ve çok iyi hatırlıyorum devamlı Kuran-ı Kerim okurdu ben çok küçüktüm fakat çok olmasa da az biraz hatırlıyorum.  Akşamları dedemin yanına giderdik ve dedem torunlarını çok severdi , bir gün öğlene doğru dedem bütün torunlarını ve çocuklarını çağırmış herkes yanıma gelsin , herkesi son bir defa göreyim demiş hatta, amcam bize 1 saatlik uzakta olan halalarımı bile getirmişti  sonra dedem hepimizi sevdi ,öptü bizde onun elini öpmüştük fakat ben küçük olduğum için bir anlam veremiyordum olanlara fakat herkes ağlıyordu dedem herkese ağlamayın ben mutluyum diyordu , meğerse dedem amcama 2 – 3 saat önce söylemiş ”herkesi yanıma getir benim vaktim fazla kalmadı , son defa herkesi göreyim” demiş ve bizlerde o yüzden yanındaymışız tabi ben bunu daha sonra babama sorduğumda babam anlatmıştı.  Mutlaka bu tür durumlar yaşayanlar olmuştur. Bazen insanlar sanki melekler onlara söylüyormuş gibi veya içlerine doğuyormuş gibi ne zaman vefat edeceklerini biliyor.
Son olarak :  Belki  bazı arkadaşlar şöyle diyebilir; Sen kaç yaşındasın ki yaşlılığın nasıl olduğunu biliyorsun diyebilirler belki , önemli olan insanın kaç yaşında olması değildir bence, insanı olgunlaştıran yaşadıkları ve tecrübeleridir bence , Yaşlılarımıza her zaman sahip çıkalım sadece bayramlarda ve özel günlerde değil  her zaman huzur evlerine gidelim , gitmeye çalışalım onlara yardımcı olalım, onları mutlu etmeye çalışalım , dolmuşlarda  yaşlılara yer verelim ayakta gittiğimiz zaman ölmeyiz ama o insanı çok mutlu edebiliriz , unutmayalım ki hiç kimse istediği yaşta kalmıyor , kimse genç kalmıyor yani bizlerde bir gün yaşlanacağız. Atalarımızın dediği gibi ne ekersek onu biçeriz , biz onlara iyi davranalım ki , bizim çocuklarımız da biz yaşlandığımız da bizlere baksınlar. Hiç bir şey yapamıyorsak eğer, kendimizi onların yerine koyup empati kuralım