Yoğun bir mesaiden sonra eve gelip rahat kıyafetler giymek ve ayaklarını uzatıp dinlenmek çok güzeldir. Özellikle de yoğun iş temposunda çalışanlar daha iyi bilir  gündüz stresli ve yoğun bir şekilde çalışıp akşam evde uzatarak oturmak çok güzeldir.  Çalışmak ve yeniden başlamak için enerji toplamak ne güzel!
 
Çalışmak ne kadar önemliyse, dinlenmek yeni başlangıçlar için o kadar önemlidir. Dinlenmek hem bedenimizi hem de zihnimizi rahatlatmak için gerekli olduğu gibi yeniden çalışmaya başladığımızda gerekli olan enerjimizi kazanabilmek için de önemlidir. 
 
Sürekli çalışmak, kişide yorgunluğa ve bıkkınlığa , bıkkınlık da çalışma şevkinin kaybolmasına yol açabilir. Şevkimizi kaybettiğimiz zaman yaptığımız işin de verimi düşer bu olumsuz neticeyi yaşamamak için bazen kısa molalar vermek ve sonrasında enerjik bir şekilde başlamak gerekir. Dinlenmenin ve kısa molalar vermenin önemini anlatan güzel bir hikaye anlatmak istiyorum.
 
 Bir kasaba da iki ormancı yaşıyormuş. İkisi de işini iyi yapan ve sevilen kişilermiş. Bu iki sevilen kişi çevresindekilerin de teşvikiyle bir iddiaya girmişler. Bu iddia bir hafta boyunca hangisinin daha çok ağaç keseceği üzerineymiş.
 
Birinci ormancı sabahları erken kalkıyor, yola çıkıp ağaç kesmeye başlıyormuş , kestiği ağaçlardan bir tanesi devrilirken hemen bir diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne de öğle yemeği için kendisine vakit ayırıyormuş. Akşamları diğer ormancıdan bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş.
 
İkinci ormancı ise yine sabah erken kalkar kahvaltısını yapıp yola çıkarmış. Ormanda kesim işi yaparken yemek arası veren ormancı arada bir de dinlenmeyi ihmal etmiyormuş. Hatta hava karamaya başladığında da işi bırakıp evine dönüyormuş.
 
Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra yöre halkı iki ormancı arasındaki yarışın sonucunu görmek için yanlarına iki ormancı da hazır olduğu halde toplanmışlar. Her ikisininde ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar. Sonuç herkesi şaşırtmış , çünkü sabah erkenden işe başlayan, neredeyse hiç ara vermeyen ve ağaç kesme işini daha geç bırakan ilk ormancı ikinci ormancıdan daha az sayıda ağaç kesmiş. Bu sonuç karşısında ilk ormancı hem şaşırmış hem de kızmış ve ''Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken işe başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı nedir?'' diye sormuş.
 
İkinci ormancı yüzünce tebessümle yanıt vermiş;  ''Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken , ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla , daha az çabayla daha çok ağaç kesilir '' demiş.
 
 Kısacası kendimize zaman ayırmak baltamızı bilemektir. Sevdiklerimizle birlikte vakit geçirmek hem bizi dinlendirecek hem de sevdiklerimizle aramızdaki bağı güçlendirecektir. Bazen de yalnız kalıp kendimizle baş başa kalmak zihnimizi , bedenimizi , ruhumuzu dinlendirmek ve rahatlamak gerekir. Dinlenmek sadece boş boş vakit geçirip televizyon izlemek değildir. Bir işten farklı bir işe geçmekte bir nevi dinlenmektir. Zihnimiz yorulduğunda bedensel faaliyet gerektiren bir iş yapmak , zihnimizin dinlenmesini sağlayacaktır. 
 
   Bilgi: konuyu anlatırken bahsettiğim hikayeyi daha önce biliyordum fakat tam olarak hatırlayamadığım için internetten bakmak zorunda kaldım.