Bir kaç gündür defalarca dinlediğim dinledikçe duygulandığım mükemmel bir şiir Ben Anadoluyum şiiri, daha önce hiç dinlememiştim. Bir kaç gün önce akşam haberde çıkmış babam dinliyordu ben içeriye girdiğimde şiirin yarısına yetişebildim sonra hemen internetten tekrar tekrar dinledim. Öncelikle böyle samimi ve içten bir şiir yazarak okuyan güzel yürekli Hacı GÜRHAN abimize teşekkür ederim.  Şiir bizi o kadar güzel anlatmış ki dinlerken resmen boğazınız düğüm düğüm oluyor, Türk, Kürt, Laz, Çerkez ayrımı yapılmadan o kadar güzel yazılmış ki adeta bizleri bölmek isteyenlere verilebilecek en güzel cevap. Belki dinlemeyen arkadaşlar vardır diye paylaşmak istedim. Eminim ki dinlediğiniz de gerçekten çok beğenecek ve duygulanacaksınız. Şiirin güzelliğini anlatmakla bitiremem. Şiirin içinde o kadar güzel anlamlar var ki dinlerken işte biz böyle bir milletiz diyorsunuz.

Ben Anadoluyum

Bir yanımdan şafak sökerken bir baştan bir başa,
Her gün selam veriyor güneş kurda kuşa.
Dört mevsim bir yaşarım, yok cihanda böyle bir eş,
Akşam sefasından ufuklardan batıyor Güneş.
İşte ben Anadolu’yum, yiğidim çatıktır kaşım,
Bir babanın öz oğluyum, yedi kardaşım.
Yedi oğlum var biri Aras’tır, bir ucunda serhat,
Bir kızım vardır Dicle’dir, bir oğlum var Fırat,
İki ikizim var Seyhan, Ceyhan kıskançlık verirler yada,
Her nesneye can verilir, yeşil Çukurova’da.
Bir oğlum var, uzun boyludur rengi kızıl ya,
Bir kızım vardır, kaşları hilaldir adı Sakarya.
İşte benim benim, ben Anadolu’yum.
Ben Türküm, Kürdüm, Zazayım, Lazım, Çerkezim, Dadaşım
Dedik ya bir babanın oğluyum, yedi kardaşım
Ben Karadeniz’de Lazım Hazar denizinde Ahbazım,
Bir elimde kemençe bir elimde sazım.
İşte benim benim, ben Anadolu’yum.
Ben Ağrı Dağında güvercinim.
Bitlis’te Ahlat, Van’da Gevaş’ım
Ben Bingöl dağların da çobanım, Muş ile kardaşım.
Hakkâri’de Ahmed-i Hani, Feqiye Teyran’a kuşum,
Ben Cizre yollarında Mem-u Zin ile yoldaşım.
Batman da petrol, Diyarbakır ovasında pamuk, Melik Ahmet dükkanında kumaşım.
Siirt’te Koçero, Mardin’de Süryani Antep’te Şahin, Urfa’da Halil-ul Rahman sofrasında aşım.
Ben Erzincan’da Terzi Baba Elâzığ’da Gagoşum.
Ben Munzur’da Alevi, Sivas’ta Kızılbaşım.
İşte benim benim, ben ben Anadolu’yum.
Ben Hatay da Arap’ım Habib-i Neccar’a yandaşım,
Ben Malatya, Adıyaman, ben Maraş’ım,
Ben Kayseri, Kırşehir, Kırıkkale, eğilmez başım.
Ben Yozgat, Tokat, Ankara vatan duvarında taşım.
Adana, Antalya, İzmir, Bursa’dan hoşum,
Sakarya, İzmit, İstanbul aşkıylan sarhoşum,
Egede efe Trakya’da Roman Marmara’da Mamoş’um,
Ben Yurtta Sulh Cihanda Barışım,
Ben Kur’an-ı Kerim in ışığında çağdaşım,
Ben Anadolu erenleri Mevlana, Yunus, ben Hacı Bektaş’ım
Ey sevgili kendine gel,sen bensin ben sizim.
Çanakkale’de yatan binlerce kefensizim.
Beni benden ayırmak ne mümkün, aynı bedenim, aynı kemiğim, aynı tırnağım, aynı dişim.
Ben anayım, ben babayım, ben dayı, yeğenim, ben eşim.
Ya Rabbi sana arzu niyazım var ayırma beni haktan.
Ya rab koru beni düşmanlardan dış mihraklardan.
Otuz beş yıldır ne baharım var ne yazım, mevsimde kışım.
Ben üzgünüm, ben kırgınım, ben ağlayan gözlerde yaşım.
Ben Gürhan’ım, garip ozanım, bu topraklarda vatandaşım.

Böyle anlamlı ve güzel bir şiir yazarak ve aynı zamanda okuyarak bizleri duygulandıran. Bizim birbirimize olan sevgimizi anlatmaya çalışan ve terör belasına en güzel şekilde cevap veren güzel yürekli ağabeyimize huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum.

YENİ YAZILARI KAÇIRMAMAK İÇİN ABONE OLABİLİRSİNİZ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin.

Abone Olduğunuz İçin Teşekkür Ederim.

Bir Şeyler Yanlış Gitti. Lütfen Tekrar Deneyin.