Bizim çok güzel bir atasözümüz var. ”Ne ekersen onu biçersin” İnsan gerçekten de başkalarına karşı nasıl olursa kendisininde göreceği muamele aynı oluyor. Biraz uzun bir yazı olacak ama konuyu çok güzel bir örnekle açıklayacağım.

Klasik anlayış içinde çalışanın durumu tamamıyla piyasa koşulları içinde değerlendirilirken Biz bilinci içinde durum daha kapsamlı olarak değerlendirilebilir. Uzun vadede şirketin nerede olmak istediği, vizyonu, çalışanın katkısı, anlamlı bir yaşam oluşturması, piyasa koşullarıyla beraber göz önünde tutulur. Şirket yönetimi ”Çalışanlarımın yaşamının verimli, etkili, anlamlı ve doyumlu olması için ne yapabilirim?” bilinci içinde davrandığı zaman, çalışan bu tutumu, ”İş yerim için elimden geleni en iyi nasıl yapabilirim.”  tutumuyla cevaplandırır. Çünkü ister aile, ister iş, ister toplumda olsun, insanoğlu yaşamda ne ekerse onu biçer.

  • Şirket yönetimi çalışanına değer verirse, çalışanda şirketine değer verir.
  • Şirket yönetimi çalışandan nefret ederse, çalışanda şirket yönetiminden nefret eder ve bir süre sonra çalışan o iş yerinde çalışmaktan vazgeçer.
  • Şirket yönetimi çalışanlarını hor görüp, saygısız davranırsa, çalışanda şirket yöneticilerine saygısız davranır.
  • Şirket yönetimi çalışanı takdir eder ona hakkını verirse, hakkaniyetli davranırsa, çalışanda şirket yönetimini takdir eder ve iş yeri için elinden geldiği kadar çalışarak, üretimde ve yardımda daha faydalı olur.

Yaşamlarının karşılıklı etkileşimden oluştuğunu bilerek Biz bilinci içinde yaşayan kişiler, kendi düşünce, tutum ve davranışlarıyla istedikleri, daha doğrusu hak ettikleri çevreyi oluştururlar. Uzun vadede ister ailede olsun, ister işte olsun veya arkadaş ortamında olsun herkes hak ettiği çevreye kavuşur. Bu anlamda düşünülünce kimsenin şikayete hakkı yoktur.

Tavsiye Yazı : Bir Şirketim Olsaydı Ne Yapardım?

Acaba bazı insanlar kendilerine karşı sevgi, saygı, onurla davranılmasından anlamazlar mı?  Birçok kere, ”Adam olsa anlardı”  ”İnsan değil ki laftan anlasın” gibi çok olumsuz laflar duyarız. Bu tür sözler kısa vadeli beklentilerin etkisi altında söylenmiş sözlerdir.

 Öbür yandan dilimizde  ”Güler yüz, tatlı söz, yılanı deliğinden çıkarır” gibi sözlerde vardır. Sıradan bir insana değer verir, saygı duyar, onurlu davranırsak, uzun vadede o kişide bize değer verir, saygı duyar ve onurlu davranır.

İki Koşul Var

  1. Bu davranışında yapay olmayacak ve kişiyi kullanmaya kalkmayacaksın.
  2. Kısa vadede değil, uzun vadede bu değişikliği bekleyeceksin.

Toplumdan topluma, bireyden bireye tanımı değişik olsa da , ”doğru olanı yapmak”  insanın varoluşunun bir parçasıdır. Sen doğru davranırsan, çevrendeki insanlara model olmuş olursun, onlarında doğru olanı yapmasını sağlarsın.  Davranış koşullu olduğu zaman yani karşıdakine değer verme, saygı duyma, onurlu davranma koşullu olduğu zaman, insanlar kendilerini kullanılmış ve denetlenmiş hissederler.  ”Sen bana şöyle yaparsan ben sana değer veririm” düşüncesi koşulludur.  Karşılık beklemeden, karşıdaki insan olduğu için bu temel değerleri, sevgiyi, saygıyı onuru hak etmiştir. Bunlardan vazgeçmek yok, Biz bilinci ancak ve ancak bu temel üzerine kurulabilir.

Eğer ailede, iş yerinde veya arkadaş ortamında insanlara değer verirmiş gibi görünürsen, onlarda sana değer verirmiş gibi davranırlar. Eğer onlara gerçekten değer verirsen, onlarda sana gerçekten değer verirler. Hiç şaşmaz! Şu çok güzel ve anlamlı sözü tekrar söylemek istiyorum: Yaşamda ne ekersen onu biçersin.

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin.

Abone Olduğunuz İçin Teşekkür Ederim.

Bir Şeyler Yanlış Gitmiş Olmalı, Lütfen Tekrar Deneyin.