Kitap Yorumları

Zülfü Livaneli’nin Serenad Kitabını Okudum

Zülfü Livaneli’nin Serenad kitabı bugüne kadar okuduğum en mükemmel kitaplardan bir tanesi belki bazı kişiler biraz abarttığımı düşünebilir ama inanın ki abartısız söylüyorum ( tabi bu herkese göre değişilir ) bu kitap gerek konusu ile gerekse Zülfü Livaneli’nin anlatım biçimiyle gerçekten harika denilebilecek bir kitap. Zaten Zülfü Livaneli’nin okuduğum kitaplarının hepsi çok güzeldi fakat bu kitap diğerlerinden de daha iyiydi sanırım.

Bu kitap uzun süredir kitaplığımda duruyordu ve neden daha önce okumamışım dedim kendi kendime. Hani bir sonraki sayfada ne olduğunu merak edersiniz ya Serenad işte tam olarak böyle bir kitap.

Serenad Kitabının Konusu Nedir?

Serenad kitabının konusundan bahsetmek istiyorum. Roman 2. Dünya savaşı sırasında yaşanan ve insanlığa utanç veren yıllardan ve olaylardan bahsediyor. Ermeni tehciri, mavi alay ve struma gemisinin trajedisini, o dönemin ideolojisini Türkiye Cumhuriyetinin yapılandırılmasında romanda adı geçen Dünyaca ünlü Yahudi soykırımından kaçan düşünürlerin ve bilim adamlarının sağlam temellere dayalı Üniversitelerin kurulmasındaki katkılarından bahsediyor.

Serenad Kitabının Özeti

Hikaye, İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler personeli olan Maya Duran’ın ve daha önce aynı Üniversitede öğretmenlik yapmış olan Maximilian Wagner’in tekrar İstanbul’a gelmesiyle ve Maya Duran’ın Maximilian Wagner’i karşılamasıyla başlıyor. Aslında Maya, bu tür görevleri her zaman yapıyor ama Maximilian Wagner görevinin böyle sonuçlara neden olacağını sanırım kendisi de bilmiyordu.

İlginizi Çekebilir : Zülfü Livaneli – Huzursuzluk Kitap Yorumu

Profesör Wagner, Maya Duran’dan bazı ricalarda bulunuyor, Maya Duran’da profesör wagner’in bu isteklerini yerine getiriyor. Bir gün, profesör Maya Duran’dan kendisini Şile’ye götürmesini rica ediyor, çok soğuk olan bir günde profesör Wagner, Maya Duran ve çok sinsi ve çıkarcı olan araba şoförü Süleyman Şileye gidiyorlar.

Şileye vardıklarında profesör deniz kıyısına yaklaşıyor ve kemanını çıkarıp anlamsız bir şeyler çalmaya çalışıyor. Çok aşırı bir soğuk olduğu için profesörün hasta olmaması için onu arabaya bindirmeye çalışıyorlar, soğuktan her tarafı morarmış ve hatta ölmek üzere olan profesörü arabaya bindirmişler ama araba eski olduğu için yine çalışmamış ve kaloriferi çalışmadığı için Maya farklı bir çözüm arayışı içine giriyor ve profesörü yakındaki Motele kadar taşıyorlar.

Motele geldiklerinde kış olduğu için kapalı olduğunu sadece bir tane bekçi bir çocuğun olduğunu görüyorlar, bir tane odanın anahtarını alıp profesörü odaya yerleştiriyor hemen yatağa yatırıp üzerini sıkı sıkı örtüyorlar ama profesör bir türlü ısınamıyor.

serenad

Bu arada Süleyman, bozuk olan arabayı yaptırmak için tamirci bulmaya gidiyor ve bekçi çocukta onunla birlikte gidiyor, odada profesör wagner ile yalnız olan Maya profesörü bir türlü ısıtamıyor. Sonunda üzerindeki elbiseleri çıkarıp kendi vücut sıcaklığını profesöre vermek için profesör Wagner’in de elbiselerini çıkarıyor ve yatağa giriyorlar. Amacı gerçekten de ölmek üzere olan profesörü ısıtmak ve onu hayata döndürmek.

Bir süre sonra onları o şekilde gören art niyetli olan Süleyman, reziller diyerek çıkıp gidiyor. Süleyman’ın onları o şekilde görmesi bir süre sonra Maya Duranın üniversiteden kendi rızası ile istifa etmesine neden oluyor. Bu arada Maximilian Wagner kendi ülkesine döndüğü için Maya Duranın durumundan haberi olmuyor yani işinden zorla istifa ettirildiğinden haberi olmuyor.

İlginizi Çekebilir : Zülfü Livaneli Kardeşimin Hikayesi

Maya istifa ettikten sonra Wagner’in hayatını araştırıyor ve onunla ilgili babaannesi ve anneannesi ile ilgili çok farklı ve çok acı bilgilere ulaşıyor. Profesörün, canından çok sevdiği hatta onun için Serenad müziğini yapan Nadia ile aşk hikayelerini öğreniyor. Nadia’nın nasıl öldüğünü daha doğrusu öldürüldüğünü öğreniyor.

Struma Faciası

769 kişinin bir gemide olması ve gemide tuvaletlerini yapacak yer dahi bulamadıkları ayrıca çok kötü bir gemi olan Struma gemisinde insanlar bir süre sonra hastalanmaya başlıyor veya insanlar delirmeye başlıyor. Struma Gemisi hakkında daha detaylı bilgi için küçük bir belgesel şeklinde olan videoyu izlemenizi tavsiye ederim.

2 tane genç gemiden atlayarak kaçmaya çalışmışlar ama tekrar yakalanarak gemiye bindirilmiş. O dönemde gemiden sadece bir tek aile indirilmiş Segal ailesi ve hamile olan bir kadın indirilmiş. Vehbi Koç aracılığı ile olmuş.

İlginizi Çekebilir : Zülfü Livaneli – Son Ada Kitabıyla İlgili Yorumum

Gemi tamir edilmiş ve bir süre sonra hareket etmeye başlamış ve biraz gittikten sona Sovyet deniz altısı ile batırılmış ve o kadar yolcunun ölümüne neden olmuş. Struma artık bir gemi değil, resmen deniz altı mezarlığı olmuş. Nadia da dahil olmak üzere toplam 769 kişinin can verdiği bir gemi oluyor.

Serenad Kitabından Alıntılar

  • Haklı olanı güçlü kılamadığımız için güçlü olanı haklı kılıyoruz…
  • “Zaten Türk erkeklerinin bir numaralı özelliği sinirlenince hız yapmalarıdır. Bu yüzden hiçbirisiyle direksiyon başındayken tartışmayacaksın.”
  • Ülkeleri dişi ve erkek olarak ayırırdım ben,Mesela İskandinav ülkeleri , Fransa, İtalya kadın, Almanya, İspanya, Amerika ise erkek. Kadınları ne kadar güçlenirse güçlensin, burası (Türkiye) erkek bir ülke.
  • İstanbul vefasız bir sevgiliye benzer
  • İnsan çok yakından bakınca bir şey görmez.
  • Senden çalınan bilgi, senin bilgin değildir.
  • Kötümser, “İşler daha kötü olamaz” diye feryat ederken, iyimser,”olabilir, daha kötü de olabilir” der. Şimdi söyle bakalım sen iyimser misin, kötümser mi?
  • “Bilgi ne garip bir şeydi. Şişede hapsedilmiş bir cin gibi yıllarca duruyor. Senin gelip kapağını açacağın günü bekliyordu.”
  • Aşkla ölüm birbirinin düşmanıdır.
  • Bir kız çocuğunun büyümesi ne zaman biter acaba? İlk adet gördüğünde mi, 18 yaşını doldurunca mı, evlenince mi, saçına ak düşünce mi? Bence hiçbiri değil. Bir kız çocuğu büyümez, kaç yaşına gelirse gelsin asla büyümüş gibi hissetmez kendini. Son nefesini içi arzuyla, heyecanla dolu bir kız olarak verir. Ama değişim yaşar. Hayat o kızı sürekli değiştirir ve bu değişimlerin hiç şaşmayan aktörleri vardır. Bir erkek.

Bilgi : Yazıdaki görseller, Google görsellerden alınmıştır.

Herkese keyifli okumalar.

İlgili Makaleler

13 Yorum

  1. “Haklı olanı güçlü kılamadığımız için güçlü olanı haklı kılıyoruz…” Ne kadar güzel söylemiş. Kitabı alıp okumayı düşünüyordum zaten, güzel yazınız için teşekkürler. Yazılarınızı severek okuyorum, başarılar dilerim.

  2. Serenad gerçekten çok güzel bir kitaba benziyor. Özellikle de şu gemi olayı çok dikkatimi çekti. İnşallah en yakın zamanda bence okuyacağım. Teşekkür ederim Gökhan ağabey.

  3. Zülfü Livaneli her zaman edebiyat dünyasının, özellikle Türkiye için en önemli isimlerinden birisi. Serenad kitabı çoğu Livaneli severlerin en sevdiği kitap olarak sık sık çok satanlar standına ulaşmayı başarıyor bugün hala. Bu çok önemli bir kriter aslında. Çünkü okurlar gerçekten gerçek, özgün ve hayatın içinden eserlere aç durumda. Bu noktada belirtmek istediğim husus şu; Livaneli Serenad kitabı dahil tüm eserlerinde muhakkak gündelik yaşantılarımıza vurgu yapar. Ama sorunlar, ama eksikler, ama hatalar…
    Bir şekilde bunu bizlere başka bir pencereden sunar ve okurken ”ah bu gerçekten bugün bizde böyle işliyor” dedirtir. Bu önemlidir çünkü yazarın hissettiğini, gördüğünü, aynı durumu yaşadığını gösterir okuyucuya. Bu da yazar ile okuyucu arasındaki en önemli köprüdür diyebiliriz.

    Ayrıca belgesele yer vermen harika olmuş. Gerçekten çok önemli ve acı bir olaydır yaşanan o facia. Çok fazla bilinmez ancak Livaneli yine ”unutmayın” der… Sessizce.

  4. Evet Zülfü Livaneli edebiyat konusunda gerçekten mükemmel bir yazar. Bazen diyorum kendi kendime keşke Zülfü Livaneli’nin kitaplarını yıllar önce okusaydım diyorum.

    Yazıda struma gemisine ait küçük bir video paylaştım, yazıyı okuyanlar konuyu daha iyi anlasınlar diye.

  5. Zülfü Livaneli, gerek kişiliği gerek müzik hayatı olsun gerekse kitapları olsun her yönüyle çok saygıdeğer bir insan. Müziklerini çok seviyorum. Daha önce Kardeşimin hikayesi kitabını okumuştum. Bu kitabını da okumak istiyorum, bu yorumdan sonra daha da çok merak ettim bu kitabı, inşallah en yakın zamanda okuyacağım.

    1. Zülfü Livaneli gerçekten çok saygı değer bir insan.
      Kardeşimin hikayesi kitabını okumuştum gerçekten harika bir kitaptı.

  6. Zülfü Livaneli’nin bu kitabını okumadım ama, son ada kitabını okumuştum ve gerçekten çok başarılı bir kitaptı, sanırım yorumunuzdan sonra bu kitabı da okuyacağım. Gönülden teşekkür ederim Gökhan bey, kaleminize ve yüreğinize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu