Kitap Yorumları

İçimdeki Müzik – Sharon M. Draper

İçimdeki müzik kitabı Timaş Genç Yayınevi tarafından basılmış olan Sharon M. Draper tarafından da kaleme alınmış olan İçimdeki Müzik uzun süre büyük ses getiren kitaplarından biri olmuştur yazarın. New York Time Bestseller olmayı başarmış 48 ödüllü bir kitaptan bahsediyorum. Evet, tamı tamına 48 ödül. Seçtiği dil, seçtiği konu, içeriğin akışı gibi kriterleri daha evrensel ve herkese hitap edecek şekilde olunca hem hitap kitlesi daha geniş olan hem de daha fazla iz bırakan bir kitap olmayı başarmış aslında.

İçimdeki müzik kitabının sonuna geldiğimde bunun hiç de yersiz, haksız ya da abartı olmadığına emin oldum. Kitap her ayrıntısı ile bir kültlük taşıyor diyebilirim. Ayrıca Timaş yayınları bu kitabı Genç bölümünde yayımlıyor olsa da kitap tereddütsüz 7’den 70’e herkese hitap edecek, muazzam bir eser.

İçimdeki Müzik Kitabınının Konusu Nedir?

Kitabın konusu henüz 9 yaşında olan, doğum esnasında geçirdiği beyin kanaması sebebiyle de sandalyeye bağımlı kalmış olan Melody’nin yaşantısından ufak bir kesit diye tanımlayabiliriz. Melody ilkokula giden, tek kelime dahi konuşamayan ve hareket edemeyen, tamamen sandalyeye bağlı, önünde bulunan ‘’evet, hayır, tamam’’ gibi kelimeleri işaret parmağı ile göstererek çok kısıtlı bir iletişim içerisinde bulunabilen çok zeki bir kızdır. Harika bir ailesi olduğu için çok şanslı olan Melody aslında hayata, topluma ve insanlara karşı direnme, mücadele etme gücünü de ailesinin kendisine olan inancı ve sevgisinden almaktadır.Anne ve babası işteyken bakımına yardımcı olan komşuları da ailesi kadar Melody’e çok fazla inananlardan birisidir.

Onun zeki olduğunu, her şeyi anladığını hissettiği için onu topluma kazandırmak için bir mücadeleye girer. Melody’nin sahip olduğu konuşan bir tekerlekli sandalyenin ona çok büyük bir fayda kazandıracağını düşündükleri için durumu Melody’nin anne ve babasına açar. Çocuklarının iyiliği için her türlü taşın altına ellerini koymaya hazır olan anne ve babası mümkün olan en kısa sürede sandalyenin temini için gerekli müracaatları sağlar. Birçok belge ve işlem gerektiren başvuru aynı zamanda mali anlamda da aileyi zorlayacak olsa da bu kimsenin umurunda değildir.

İlginizi Çekebilir : Camdaki Kız Kitap Konusu ve Kitap Yorumu

Bu konuya en büyük heyecanı duyan da elbette Melody’dir çünkü bugüne dek annesine, babasına, sevdiği insanlara hiç seslenememiş, onlara bir kez olsun sarılamamış olan küçük Melody bu ana kavuşmanın heyecanı içindedir. Hayatını büyük ölçüde kolaylaştıracak bu sandalyeyi beklemek ona yıllar gibi gelir fakat nihayetinde bir gün Melody o sandalyeye kavuşur.

Sandalyenin gerekli ayarları, iletişim seçeneklerinin kurumu, gerekli kelimelerin yüklenmesi işlemi tamamlandıktan sonra Melody sandalyeye oturtulur ve anne babası büyük bir heyecanla Melody’yi izlemeye başlar. Melody ilk olarak söylemeye büyük bir özlem duyduğu şeyi söyler. ‘’Merhaba anne. Merhaba baba. Sizi seviyorum.’’ Bu kısmı gerçekten kitabın en can alıcı noktalarından biriydi.

İçimdeki Müzik

Okula da bu sandalye ile gitmeye başlayan Melody okulda arkadaşları ve öğretmenleri ile de bir nebze daha iletişim halinde olmaya başlar. Ancak her zaman farklı görünen, belirsiz bir dışlayıcılık içinde olan Melody durumu oldukça farkındadır. Buna içten içe üzülse de o da kendini farklı buluyor ve onlara hak veriyordu içten içe. Bir diğer ön yargı da Melody’nin konuşamıyor olmasından dolayı onun hiçbir şey anlamadığını düşünmeleriydi.

Kendini ifade edemediği, rahatsız olduğu, korktuğu zamanlarda kasılan vücudu ve yüksek, anlaşılmaz sesler çıkarması arkadaşları ve öğretmenlerinin gözünde onları doğruluyordu. Ancak durum gerçekten böyle miydi? Elbette hayır. Melody’nin okulunda gerçekleştirilen bilgi yarışması seçmelerine katılmak isteyen Melody’e karşı verilen tepkiler onu bir hayli endişeye düşürmüş olsa da ısrarla kendine güvendiğini belirtip sandalyesinin iletişim mekanizması sayesinde yarışma seçmelerine katılmayı kabul eder. Bu yarışma aslında Melody için sadece bir yarışma değil, kendini kanıtlamanın bir anahtarıdır.

Bu yüzden bunun için elinden geleni yapmaya karar verir. Ki zaten ön elemelerde tüm soruları doğru yanıtlayarak bu konuda büyük bir adım atmıştır. Böylelikle takıma girme hakkı kazanmış olan Melody oldukça heyecanlı olsa da sınıf arkadaşları durumdan pek memnun değildir. Öte yandan öğretmenler de ısrarla bu duruma sıcak bakmamaktadır. Ancak yarışmada da aynı başarılı performansı göstererek takımına finale gitmek hakkı konusunda büyük bir katkı sağlamış olan Melody tüm gazetecilerin odağı olmuştur.

Hatta gazetelerde takımın değil yalnızca Melody’nin fotoğrafları basılmıştır. Bu durum takım arkadaşları ile arasındaki tatsızlığı iyice kızıştırmış ve Melody’nin ‘’engelli’’ olduğu vurgusu yapılmıştır. Bu duruma çok içerlense de mücadeleyi bırakmamak için onu sevenlerden aldığı güçle yoluna devam etmey çalışır Melody. Final günü gelir, uçak biletleri hazırlanır, Melody çok sıkı hazırlandığı final turnuvası için oldukça heyecanlıdır.

İlginizi Çekebilir : Zülfü Livaneli Kardeşimin Hikayesi

Hazırlanıp hemen ailece evden çıkarlar. Havaalanına gelip Check-in yaptırmak istediklerini söylediklerinde ise görevlinin hava durumu nedeniyle uçaklarının iptal olduğunu belirtir. Hayatının şokunu ve üzüntüsünü yaşayan Melody bir yana, anne ve babasının da öfkesi durulmayacak bir hal alır. Okul için yapılan yarışmaya gitmek zorunda olduklarını ve tüm takımın da aynı uçağa binmesi gerektiğini söylediklerinde ise aldıkları cevap her şeyi, tüm niyeti, tüm merhametsizliği ve
ayrımcılığı ortaya koyuyordu. ‘’Onlar erken saatte geldikleri için bir önceki uçakla döndüler.

İçimdeki Müzik

Muhtemelen şuan inmişlerdir bile…’’ Buna oldukça üzülen Melody yakın zamanda hayatının en büyük hayal kırıklığını yaşamış olsa da arkadaşlarının yarışmadan son turda elendiklerinin haberini alınca orada olabilmiş olmayı daha da çok istemiştir.

İçimdeki Müzik Kitabı Vermek İstediği Mesajı Verebilmiş mi?

Kitap vermek istenen mesajı fazlasıyla verdi diye düşünüyorum. Çünkü engelli bireylerin toplumdan soyutlandığı, dışlandığı, ötekileştirildiği gerçeğini gözler önüne öyle güzel sermiş ki… Dış görünüşün, bedeni kullanma gücünün bir kişiyi diğerlerinden eksik ya da fazla yapmadığı gibi toplum olarak onları kazandırmak yerine kaybettirmeye yol açıyoruz.

Engelli tüm bireylerin eğitimhakkını kullanması hakkını var sayarsak çocukların onları öteki görmek, dışlamak ya da kusurlu görmek konusundaki yanılgılarını ortadan kaldırmak gerektiğini, bu tarz kitapların çocuklar başta olmak üzere ailelere de, herkese okutulması gerektiğini düşünüyorum.

İlgili Makaleler

4 Yorum

  1. Bu kitabı ne zamandır merak ediyordum, o yüzden yazınızı ilgiyle okudum.

    İnceleme için teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu