Kitap Yorumları

Zülfü Livaneli – Huzursuzluk Kitap Yorumu

Yaklaşık 3 aydır içerik hazırlayamadım. Bunun nedeni ise uzun zamandır ertelediğim askerliğimi yapmaya gitmiş olmamdı. Askerden geldikten sonra da işlerin yoğunluğundan dolayı bir türlü içerik hazırlamaya fırsat bulamadım. Askerdeyken Huzursuzluk kitabını okudum ve bu kitap yorumunu paylaşmak istedim. Uzun zamandan sonra tekrar blog yazmak beni mutlu etti açıkçası ve bundan sonra da düzenli olarak blog yazmaya çalışacağım.

Zülfü Livaneli’nin onca kitabından, daha doğrusu birbirinden harika onca kitabından bir tanesidir Huzursuzluk kitabı. 2017 yılında kurgusundaki içeriğe çok da uzak olmadığımız, aslında gerçeğin bir yansıması olarak adlandırmamızın mümkün olduğu bu kitap 160 sayfa olmasına rağmen Türkiye’nin, Türkiye’de yaşam mücadelesinin, ölümün ve ayrılığın kapılarını aralıyor en gerçek haliyle. Türk Edebiyatı sınırları içerisinde unutulmayan, eskimeyen yazarlardan görülen Zülfü Livaneli ayaklı bir kültür deposu olmasının yanı sıra edebi kalemiyle de kalplerde taht kurmaya devam ediyor.

Peki Kimdir Zülfü Livaneli

1946 yılında Konya’da dünyaya gelmiştir. Asıl soyadı Livanelioğlu ilken biz kendisini Livaneli olarak tanıyoruz. Bir dönem siyasetin içine karışan Zülfü Livaneli yazarlık, yönetmenlik, senaristlik, müzisyenlik gibi bir çok dalda karşımıza çıkıyor. Veda, Mutluluk ve Yol filmleri ise kendisini unutulmaz yapan filmlerden yalnızca bir kaçı.

Kültür Sanat ve Edebiyat alanında var olmaya başladığı süre boyunca sayısız ödüller almış, bu ödülleri de kendisini geliştirmek noktasında kullandığını sık sık dile getirmiş olan yazarın aslında herkes tarafından en çok okunan ve bilinen kitabı da; Serenad kitabıdır. Kurgu edebiyatı yapıyor olmasına rağmen eserlerinde sık sık Türk toplumundan yansımalar, alıntılar ve parçalar görmemiz mümkündür ki bu da kurgulardaki gerçekliği oldukça arttırıyor.

İlginizi Çekebilir : Zülfü Livaneli – Son Ada Kitabıyla İlgili Yorumum

Yani demem o ki; Zülfü Livaneli yazdığı tüm kitaplarda aslında toplum olarak yaralarımıza, açıklıklarımıza, açlıklarımıza, kırılganlığımıza, kayıplarımıza, kazançlarımıza; daha da özetle bizi biz yapan her noktaya çok başarılı bir şekilde dokunuyor. Sadece bu bile kendisini çok okunanlarda tutmaya ve onu okumak için yakından takip eden okuyucularının olmasına sebep gösterilmeye yeterlidir.

Huzursuzluk Kitabı Ne Anlatıyor?

Gazetecilik sektöründe hayatını sürdüren İbrahim bir gün çocukluk arkadaşı Hüseyin’in vefat ettiği haberini duyar ve bu habere çok üzülür. Bunun üzerine Mardin’e gitmeye karar verir. Kendi halinde, sessiz ve tabiri caizse içine kapanık olarak adlandırılması mümkün olarak Hüseyin’in vefat durumu kendisine çok ilginç gelir ve bu durumu araştırmaya, soruşturmaya karar verir.

Tabii ki bu işe öncelikle Hüseyin’in ailesiyle konuşmaya verir İbrahim. Ailesinden öğrendiği ilk şey olan Meleknaz aslında süreci daha merak uyandırıcı endişelendirici hale sokmaya yeterli oluyor. Meleknaz’a aşık bir Hüseyin. Peki kim bu Meleknaz? Bu sorunun cevabı da geliyor çok geç olmadan. Göçmen kampına sığınmış Yezidi bir kızdır Meleknaz. Görme engelli bir çocuğu vardır. Tanışmalarına da aslında bu kamp vesile oluyor çünkü Hüseyin orada göçmenlere yardım etmek amacıyla bulunuyor.

Meleknaz bu kampa kardeşiyle birlikte IŞİD’den kaçarak geliyor ve Mardin’de bulunan bu kamp da zaten onların hayatta kalmak için belki de son ve tek çareleri oluyor. Ve bu son çare olan kampta hayatta kalabilmek adına Meleknaz’ın ve Zilan’ın yeniden yaşama tutunmalarına vesile oluyor bir nevi. Ancak olaylar burada durulmuyor.

Hüseyin sık sık tehditler almaya başlıyor Meleknaz’ı bırakması konusunda. Bunun üzerine Hüseyin için çok fazla endişe duyan, sürekli diken üstünde olan ailesi onu Amerika’ya çalışmaya, abilerinin yanına gönderir. Hüseyin’in bahtsız kaderi de tam burada son bulur, iş yerinde meydana gelen bir kavga onun hayattan koparılmasına sebep olur.

Bu durumdan çok etilenen İbrahim Meleknaz’ı bulmaya karar verir. Ki bulur da. Ve kendisine Hüseyin’in yarım kalan gayesini tamamlamak istediğini, yani Meleknaz’ı korumak, sahip çıkmak istediğini belirtir tüm açık yürekliliğiyle… İşte kitap tam olarak bunu tüm detayı ve ayrıntısı ile alıp, çok güzel betimliyor.

Huzursuzluk Nasıl Bir Kitap?

Huzursuzluk aslında bugün herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm, içeriği ve kurgusu itibariyle gerçekliklerle, terör baskılarının ve kirliliklerinin hayatı nasıl böldüğüne şahit olmaya olanak sağlayan harika bir kitap. 160 sayfanın içerisine böyle büyük bir dünya, böyle yoğun bir gerçeklik, böyle derin duygular nasıl sığar sorusunun cevabıdır Huzursuzluk.

Ancak terör örgütünün zulümlerine ve saldırılarına maruz kalan insanların ölümü kurtuluş görmeye dayanan acılarını öyle güzel betimliyor ki. Bunlar kurgu gibi gözükse de aslında taşından toprağına ülkemizde yaşanmış olan yıkıntıların yansıması demek daha doğru olur.

İlginizi Çekebilir : Zülfü Livaneli Kardeşimin Hikayesi

Yazının başında bahsettiğim gerçeklerden esinlenme noktasında sayılı yazarlardan olan Zülfü Livaneli bu kitap için de yine aynı başarıyı sürdürmeye devam ediyor. Bu nedenle bu kitabın, bu minvaldeki tüm kitapların insan görüşü ve yaklaşımı üstünde çok büyük bir rolü olduğuna inanmakla birlikte, farkındalık açısından da önemli bir kriter olduğunu belirtmek istiyorum. Çünkü üzülerek söylüyorum ki hala Meleknazlar var… Ve hepsi Meleknaz kadar şanslı, kaderi sonradan aydınlanan insanlardan olamıyor maalesef.

Aynı zamanda daha sonraki dönemlerde, daha doğrusu daha sonraki yıllarda da bugünlere ışık tutacak bir eser olması önemlidir. Geçmişe ışık tutacak her gerçek ve tarafsız kaynak geleceğin güvenli basamaklarını inşa eder esasen… Bu yüzden Tavsiye edeceğim, en azından bir kez şans verilmesi gerektiğini düşündüğüm bir eserdir.

Huzursuzluk Kitabından Alıntılar

Kitap severler iyi bilir, çok sevdiğimiz kitapların içerisinde bize gülümseyen, tebessüm eden cümleler vardır. Altı çizilen, üstü çizilen, ajandalara yazılan… Bunlar aynı zamanda kitabın dili, yazarın edebi kalemi hakkında da ön fikir oluşturmaya olanak sağlar. Bende kitaptan hoşuma giden birkaç alıntıyı sizlerle paylaşmak istedim.

  • Beni alıp tekrar karnına soksan bile koruyamazsın anne! (sayfa 17)
  • Tam tersi sanılır ama zaten hayatta normal olan huzursuzluk durumudur, huzur ise çok ender
  • yakalanan geçici anlardır olsa olsa. (sayfa 99)
  • Boş şeyleri boş inanç diye küçümsemeyin, onlarsız insan kültürü olmazdı. (sayfa 54)
  • Asil insanların en neşeli zamanında bile hüzün vardır, daha düşük ruhlar ise sen sefil zamanda bile
  • neşelidir. (sayfa 27)Merhamet zulmün merhemi olamaz. (sayfa 139)
  • İnsanlık ağacının kırılmış dalıyız. (sayfa 48)

E-POSTA ABONELİĞİ

E-posta listeme abone olarak yeni yazılarımdan anında haberdar olabilirsiniz. Yeni bir içerik yayınladığım zaman size bir e-posta gönderirim.

Abone Olduğunuz İçin Teşekkür Ederim.

Bir Şeyler Yanlış Gitti Lütfen Tekrar Deneyin.

İlgili Makaleler

12 Yorum

  1. Merhaba Gökhan ağabey. Öncelikle geçmiş olsun, yakında bende gideceğim askere.

    Zülfü Livaneli’nin huzursuzluk kitabını bende okumuş ve çok beğenmiştim. Gerçekten güzel bir kitaptı, en azından benim için öyleydi.

    Huzursuzluk kitabını çok detaylı ve güzel bir şekilde anlatmışsın Gökhan ağabey eline sağlık. Kitabı merak edenler için oldukça faydalı bir yazı olmuş bence.

    1. Merhaba kardeşim. Teşekkür ederim.
      Huzursuzluk kitabı gerçekten güzelmiş, bende çok beğendim. Şu anda da yine Zülfü Livaneli’nin Serenad Kitabını okuyorum. Zülfü Livaneli gerçekten mükemmel bir yazarmış bunu bir kez daha öğrenmiş oldum.

  2. Arkadaşım Istanbuldan başka bir Zülfü Livaneli kitabı getirdi. Huzursuzluk kitabını da Goodreads listeme alayım 😊

  3. Askere gittin geldin, artık kafan daha rahat ve önüne bakabilirsin. Blogda tekrar yazmaya başlaman sevindirici. Huzursuzluk kitabı da çok güzel görünüyor, alıntılar harika. Merhamet zulmün merhemi olamaz cümlesi müthiş.

    1. Evet artık kafam daha rahat gerçekten. Askerlik bir çok şeye engel oluyordu.
      Evet huzursuzluk kitabı güzel bir kitap, yani en azından benim için öyleydi. Kitaptaki sözler gerçekten çok güzel.

  4. Kitabı okumaya başladım ancak yarısında sıkıldım ve ben okumayı bıraktım ama sizin bu yazınızı okuyunca tekrar başlamaya karar verdim

    1. Doğrudur. Çünkü beğeni görecelidir, kişiden kişiye değişir. Ben beğenmiştim.
      Umarım sizde tekrar okuduğunuzda beğenirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

E-POSTA ABONELİĞİ

E-posta listeme abone olarak yeni yazılarımdan anında haberdar olabilirsiniz. Yeni bir içerik yayınladığım zaman size bir e-posta gönderirim.

Abone Olduğunuz İçin Teşekkür Ederim.

Bir Şeyler Yanlış Gitti Lütfen Tekrar Deneyin.